21 Haziran 2017 Çarşamba


 

Son dakika... Valiler Kararnamesi Resmi Gazete'de yayımlandı

Resmi Gazete’de yayımlanan Valiler Kararnamesi’ne göre; 41 ilin valisi değişti, 12 ilçenin kaymakamı vali olarak atandı, İçişleri Bakan Yardımcısı Sebahattin Öztürk ile birlikte toplam 19 vali merkeze çekildi.


Vali atamalarına ilişkin kararname Resmi Gazete’de yayımlandı. Bugünkü sayıda yayımlanan kararnameye göre; aralarında İçişleri Bakan Yardımcısı ile 19 vali merkeze atanırken, 41 ilin valisi değişti ve 12 kaymakam vali olarak çeşitli illere atandı. Merkez valiliğine atanan isimlerin arasında Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş da yer aldı. Vali Coş 15 Temmuz 2016’da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının gerçekleştirdiği darbe girişimi sırasında eline aldığı otomatik tüfekle darbeci askerlere meydan okumuştu.

İçişleri Bakan Yardımcısı Sebahattin Öztürk, Ağrı Valisi Musa Işın, Amasya Valisi İbrahim Özefe, Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak, Çankırı Valisi Mesut Köse, Denizli Valisi Ahmet Altıparmak, Eskişehir Valisi Azmi Çelik, Iğdır Valisi Ahmet Turgay Alpman, Karaman Valisi Süleyman Tapsız, Malatya Valisi Mustafa Toprak, Muğla Valisi Amir Çiçek, Niğde Valisi Etcan Peynircioğlu, Osmaniye Valisi Kerem Al, Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, Samsun Valisi İbrahim Şahin, Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Tokat Valisi Cevdet Can, Uşak Valisi Ahmet Okur ve Van Valisi İbrahim Taşyapan, merkez valiliğine çekildi.

Kilis Valisi İsmail Çataklı İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığına, Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz Afyonkarahisar Valiliğine, Bilecik Valisi Süleyman Elban Ağrı Valiliğine, Bingöl Valisi Yavuz Selim Köşger Aydın Valiliğine, Bayburt Valisi İsmail Ustaoğlu Bitlis Valiliğine, Giresun Valisi Hasan Karahan Denizli Valiliğine, Kocaeli Valisi Hasan Bahri Güzeloğlu Diyarbakır Valiliğine, Mersin Valisi Özdemir Çakacak Eskişehir Valiliğine, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy Kocaeli Valiliğine, Zonguldak Valisi Ali Kaban Malatya Valiliğine, Şırnak Valisi Ali İhsan Su Mersin Valiliğine, Kırklareli Valisi Esengül Civelek Muğla Valiliğine, Afyonkarahisar Valisi Aziz Yıldırım Muş Valiliğine, Muş Valisi Seddar Yavuz Ordu Valiliğine, Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu Sakarya Valiliğine, Tunceli Valisi Osman Kaymak Samsun Valiliğine, Adıyaman Valisi Abdullah Erin Şanlıurfa Valiliğine, Karabük Valisi Mehmet Aktaş Şırnak Valiliğine, Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu Van Valiliğine, Bitlis Valisi Ahmet Çınar Zonguldak Valiliğine, Merkez Valisi Mehmet Tekinarslan Kilis Valiliğine atanırken İstanbul Valiliği Vali Yardımcısı Nurullah Naci Kalkancı Adıyaman Valiliğine, Tavas Kaymakamı Osman Varol Amasya Valiliğine, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Emin Bilmez Ardahan Valiliğine, İznik Kaymakamı Ali Hamza Pehlivan Bayburt Valiliğine, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tahir Büyükakın Bilecik Valiliğine, Mamak Kaymakamı Ali Mantı Bingöl Valiliğine, Akdeniz Kaymakamı Hamdi Bilge Aktaş Çankırı Valiliğine, Hukuk Müşaviri Çetin Oktay Kaldırım Elazığ Valiliğine, Nizip Kaymakamı Harun Sarıfakıoğlulları Giresun Valiliğine, Osmangazi Kaymakamı Enver Ünlü Iğdır Valiliğine, Mülkiye Başmüfettişi Kemal Çeber Karabük Valiliğine, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Fahir Meral Karaman Valiliğine, Gaziosmanpaşa Kaymakamı Yaşar Karadeniz Kastamonu Valiliğine, Bağcılar Kaymakamı Orhan Çiftçi Kırklareli Valiliğine, Pendik Kaymakamı Yılmaz Şimşek Niğde Valiliğine, Mülkiye Başmüfettişi Ömer Faruk Coşkun Osmaniye Valiliğine, Ezine Kaymakamı Ali Fuat Atik Siirt Valiliğine, İçişleri Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ömer Toraman Tokat Valiliğine, Kadıköy Kaymakamı Tuncay Sonel Tunceli Valiliğine ve Sincan Kaymakamı Salim Demir Uşak Valiliğine atandı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BAKAN YARDIMCISI MERKEZE ALINDI
Kararname ile İçişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sebahattin Öztürk merkeze alındı, yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy getirildi.
İşte Resmi Gazete'de yayımlanan kararnamedeki vali atamalarının tam listesi:
KAYNAKhttp://www.milliyet.com.tr/vali-atamalarina-iliskin-kararname-siyaset-2472097/

Ramazan Bayramı ne zaman başlayacak? Bayram tatili kaç gün?

Ramazan Bayramı ne zaman başlayacak? Bayram tatili kaç gün?

Ramazan Bayramı ne zaman, bayram tatili kaç gün olacak? Herkes bu soruların yanıtını merak ediyordu. 2017 yılı Ramazan Bayramı 24 Haziran Cumartesi günü Arefe ile başlıyor. Bayram tatili 27 Haziran Salı günü sona erecek.

Ramazan Bayramı tatili ne zaman başlıyor? 2017 Ramazan Bayramı yaklaşırken bayramda kaç gün tatil olacağı da merak konusu. Ramazan Bayramı 24 Haziran Cumartesi arefe günü ile başlıyor. İşte bayram boyunca dikkat edilmesi gerekenler.
Ramazan ayının hicri takvime göre belirleniyor olması ve bizim Miladi takvim kullanmamız nedeni ile Ramazan Başlama tarihi ve Ramazan Bayramı her yıl değişiklik gösteriyor. Bu nedenle insanlar bu yıl Ramazan Bayramı ne zaman sorusunu merak ediyorlar.
BAYRAM TATİLİ KAÇ GÜN?
25 Haziran Pazar günü Ramazan Bayramının ilk günü.. 24 Haziran Cumartesi Arefe günü ile başlayacak olan Ramazan Bayramı tatili 27 Haziran Salı akşamı sona erecek. Öte yandan Milli eğitim Bakanlığı Öğretmenlerin bayramdan sonra 28,29, ve 30 Haziran tarihlerinde de idari izinli olacakları müjdesini verdi.
MEB'DEN ÖĞRETMENLERE İZİN MÜJDESİ
Milli eğitim Bakanlığından, öğretmenlerin mesleki  çalışma programı kapsamında, Ramazan Bayramı sonrası 28, 29 ve 30 Haziran'da  idari izinli sayılacağı bildirildi. 
Bakanlığın resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, "Sayın  Bakanımızın onayıyla öğretmenler, mesleki çalışma programı kapsamında bayram  sonrası 28, 29 ve 30 Haziran'da idari izinli sayılacaklar." ifadesine yer  verildi.
"BAYRAM BOYUNCA BU 10 KURALA DİKKAT"
Bayram süresince 10 kurala uyulduğu takdirde kilo almamak için 10 kurala dikkat çeken Ezgi Mumcu, bu kuralları şöyle sıraladı:
- Sağlıklı bir şekilde tamamladığınız Ramazan ayından sonraki ilk günden itibaren kendinize 3 ana, 1-2 ara öğün olmak üzere beslenme planı hazırlayın.
- Güne hafif bir kahvaltı ile başlayın.Öğünlerde az ve iyi çiğneyerek tüketeceğiniz yiyecekler ile mide yükünüzü azaltın.
- Kabızlık problemi ile karşılaşmamak için porsiyonlarına dikkat ederek sebze ve meyve tüketimini artırın.
- Kızartma ve kavurma yerine; haşlama, ızgara ve fırında pişirilen hafif yemekleri tercih edin. 
- Ağır hamur tatlılar, şekerler, aşırı yağlı, çok tuzlu, kalori açısından yoğun yiyecekler yerine, sebze ve meyve tüketimine ağırlık verin. İkram edilen tatlılardan sütlü ve meyveli olanları tercih edin.
- Çay, kahve gibi kafeinli içecekler yerine bitkisel çaylar ve su tüketmeyi tercih edin.
- Ramazan ayında su tüketiminin azalması, vücutta su kaybına neden olur. Ayran, şekersiz limonata, komposto, soğuk bitki çayı veya maden suyu tercih edin.
- Diyabet, kalp, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklarınız varsa hastalığınıza göre beslenme programınızı uygulamaya devam edin.
- Eğer tatildeyseniz açık büfe yiyeceklerden doğru miktarlarda ve fazla karıştırmadan tüketmeye özen gösterin.
- Bayram günlerinde de bol bol hareket etmeye özen gösterin.
KAYNAK:http://www.milliyet.com.tr/ramazan-bayrami-ne-zaman-bayram-gundem-2471616/

Bayram ne zaman, ayın kaçında? Bayram tatili kaç gün?

Bayram ne zaman, ayın kaçında? Bayram tatili kaç gün?
2017 Ramazan Bayramının ne zaman idrak edileceği binlerce vatandaş tarafından en çok sorgulanan konular arasında yer almaya devam ediyor. Ramazan ayının bitmesine artık çok az bir zaman kala birçok vatandaş Ramazan Bayramında tatil yapmanın peşine düştü. Sıcak havaların gelmesiyle birlikte binlerce vatandaş birazda olsa sahil kenarına doğru kaçmak istiyor. Diyanet İşler tarafından Ramazan Bayramının ne zaman olacağı açıklandı. Peki, 2017 Ramazan Bayramı ne zaman? Ramazan Bayramı tatili kaç gün olacak?

RAMAZAN BAYRAMI NE ZAMAN? TATİL KAÇ GÜN OLACAK?
Diyanet İşleri Başkanlığı internet sitesinde yer alan dini günler takvimine göre Ramazan Bayramı, 25 Haziran Pazar günü başlayacak ve üç gün sürecek. Ramazan Bayramı'nın ilk gününün 25 Haziran Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle Cuma akşamı mesai bitimi sonrası tatil planı başlamış olacak. Bu şekilde tatil, 4 güne kadar çıkmış olacak.
BAYRAM NAMAZI'NIN ÖNEMİ NEDİR?
Diyanet İşleri Başkanlığı, bayram namazının önemini bir makale ile vurguladı. İşte, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı o makale;
Bayram sabah erken kalkılmalı, yıkanıp temizlenmeli, güzel kokular sürünmeli, temiz ve yeni elbiseler giyilmelidir.
Ramazan Bayramı’nda, namazdan önce bir şeyler yenir, Kurban Bayramı’nda ise, kurban keseceklerin, kurban etinden yiyinceye kadar bir şey yiyip içmemesi müstehaptır. Peygamberimiz (s.a.s.) böyle yapmıştır. (Tirmizî, “Salât”, 385)
“Bu günümüzde yapacağımız ilk iş namaz kılmamızdır. Sonra döner kurban keseriz. Her kim böyle yaparsa, şüphesiz bizim sünnetimize uygun iş yapmış olur.” (Buhârî,“Iydeyn”, 3)Bayram günü sabah namaz camide kılınır, yapılan vaaz dinlenir, güneşin doğuşundan 50 dakika sonra bayram namaz kılınır. Peygamberimiz Kurban Bayram hutbesinde şöyle buyurmuştur:
İki rekât olarak kılınan bayram namazları Hanefilere göre vacip, Şafiîlere göre sünnet-i müekkededir. ( irbinî, I,
BAYRAM ZİYARETLERİ NEDEN ÖNEMLİDİR?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı bayram ziyaretlerinin önemiyle ilgili makale ise şu sözlerle vurgulanmıştır; Bayram günlerinde anne-babalar başta olmak üzere yakınlar, dostlar, komşular, hastalar ve arkadalar ziyaret etmek, onlarla bayramlaşmak bayramda yapılacak önemli görevler arasında yer alır. Yüce Allah, yakınlarla ilginin kesilmemesini istemekte, aksi davrananlarn cezalandırılacağını bildirmektedir:
“Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah’n korunmasn emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte onlar için lânet ve yurdun kötüsü olan cehennem vardır..” (Ra’d, 13/25)
Akraba ve komşulara iyilik etmek ve onlarla iyi geçinmek Rabbimizin tavsiyesidir:
“Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, eliniz altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” ( Nisa, 4/36)
BU YIL DİNİ GÜNLER VE HAFTALAR HANGİ TARİHLERE DENK GELDİ?
- 29 Mart 2017 - Çarşamba Günü | Üç Ayların Başlangıcı
- 27 Mayıs 2017 - Cumartesi Günü | Ramazan'ın Başlangıcı
- 21 Haziran 2017- Çarşamba Günü | Kadir Gecesi
- 24 Haziran 2017- Cumartesi Günü | Arefe
- 25 Haziran 2017– Pazar Günü| Ramazan Bayramı 1. Gün
- 26 Haziran 2017- Pazartesi Günü | Ramazan Bayramı 2. Gün
- 27 Haziran 2017 - Salı Günü | Ramazan Bayramı 3. Gün
- 31 Ağustos 2017- Perşembe Günü | Arefe
- 1 Eylül 2017 - Cuma Günü | Kurban Bayramı 1. Gün
- 2 Eylül 2017 - Cumartesi Günü | Kurban Bayramı 2. Gün
- 3 Eylül 2017 - Pazar Günü | Kurban Bayramı 3. Gün
- 4 Eylül 2017 - Pazartesi Günü | Kurban Bayramı 4. Gün
KAYNAK:http://www.hurriyet.com.tr/bayram-ne-zaman-ramazan-bayrami-tatili-kac-gun-surecek-40495749

19 Haziran 2017 Pazartesi

ADALET NEREYE GİDİYOR

Çok eski yıllarda İngiltere’de bir gelenek varmış. Sıradan bir vatandaş öldüğünde kilisenin çanı bir kez çalınıp herkese duyurulurmuş. Bir asil öldüğünde iki kez, kralın bir yakını öldüğünde üç kez, kral öldüğü takdirde ise dört kez çalınırmış. Günün birinde, herkesin hak aramak için sığındığı mahkeme, bir vatandaşı haksız yere mahkûm etmiş… Ve kilisenin çanı tam beş kez çalmış.

Ahali merak içinde kalıp papaza koşmuş: “Ey papaz efendi, kraldan daha önemli biri var mı ki o ölünce çan beş kez çalınsın…” Papaz yanıt vermiş:

“Kraldan daha önemli bir şey var!.. Adalet öldü.
Adalet soyut değil, kıymetli ve yaşamsal bir kavram. O kadar kıymetli ki, adaletin felsefesini ve edebiyatını, insanın ruhuna dokunarak yazanlar ve onun erdemliğini insanın aklına ve yüreğine bir hak olarak ekmişler. Solmasın, ölmesin, yaşasın istemişler. Adaletin erdemliğini ve insanlık için ne kadar yaşamsal olduğunu ise, toplumsal hayatın soğuk cehennemlerde yaşadıkları travmalarla nakış nakış işleyerek yazmışlar.
Toplama kamplarındaki sıralı ve toplu ölümlerde tek çığlık vardı: Adalet! İnsanlar ölürken dahi “adalet ölmesin” diyerek direnmeyi seçmişler. Çocuklarına bırakabilecekleri en yüce mirası adalet bilmişler.
Örneğin Nobel Barış Ödülü sahibi Elie Wiesel böyle bir insandı.

Sol kolundaki dövmede, A-7713 yazıyordu. Bu onun 1944’te Naziler Auschwitz-Birkenau toplama kampındaki sıra numarasıydı. Tüm ailesini Adolf Hitler gibi bir faşist diktatörün adaletsizliği ve zulmünde kaybetti.
Elie Wiesel, tanıklık ettiği tüm zulümlerin sonucunda dünyaya unutulmaması ve her daim akılda kalması gereken bir öğüt bıraktı; “Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.”

Türkiye’de adaletsizliğe itiraz edecek güç, birikim ve toplumsal akıl mevcuttur. Türkiye’de adaletsizliğe karşı itirazlara, düşüncelere ve hak temelli demokratik tutumlarını dile getirenlere AKP hükümetinin tahammülü olmasa da, bu toplumsal adalet ihtiyacını ve talebini toplumsallaştırmak mümkündür. OHAL ve KHK rejimi ile adaletin ve yargı bağımsızlığının, iktidar güdümüne terk edildiği bir dönemde, “Adaletsizliğe Hayır” itirazımızı diri ve canlı tutmalıyız.

Adaletin, hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının “üsttekilerin” elinde köleleştirilmiş ve baskı aygıtına dönüştürülmesine itiraz etmeliyiz. Adalet, yargı ve hukuk herkes için eşit ve ortak yaşamın temeli olmalıdır.
Devlete dinsel ve mezhepçi kimlik bulanlara, adalet ve laiklik kimliği bulmaları hatırlatılmalıdır. Çünkü adaletsizlik ve hukuksuzluk, toplumsal sevgiyi ve toplumsal vicdanı da öldürüyor. Oysa toplumsal sevgi ve vicdan, devlette adaletin ve toplumsal yaşamda barışın temelidir.

Devlete etnik kimlik bulanlara, insan haklarına ve onuruna dayalı, hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığı kimliği bulmaları hatırlatılmalıdır. Eşit yurttaşlık hakkı temelinde bir arada ve barış içinde yaşama hakkımızın zemini ve teminatının sadece bu olduğu gerçeği yüksek sesle dillendirmelidir.

Adalet ve vicdan, AKP Türkiye’sine yabancılaşmıştır. Özellikle de OHAL ve KHK rejiminde, adalet ve bağımsız yargı mum ışığı ile aranır hale gelmiştir.

Gezi Direnişi ve 16 Nisan HAYIR hareketlerinden sonra, CHP, gecikmiş olsa da, “Adalet” yürüyüşü ile doğru ve siyasetin toplumsallaşmasına zemin yaratacak bir adım attı. Bu adım aslında bu sürecin tabandan gelen basıncın, adalet ve vicdani tekrar Türkiye ve devlet ile tanıştırmak isteyenlerin sokaklara ve hak meydanlarına akmasını talep eden beklentisine kucak açmaktı. CHP bunu iyi okudu ve gereğini yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, herkesin insan haklarının saygı duyulduğu, korunduğu ve desteklendiği bir Türkiye toplumu için 25 güne kadar süreceği tahmin edilecek bir yürüyüş, CHP tarihinde bir ilk direniş örneğidir.
Özellikle İngiltere, Almanya ve Fransa’daki seçimlerde sosyal demokratların siyasetin direksiyonunu daha da sola kırarak oylarını artırdığını gören CHP, bu sol rüzgârın etkisini de kucaklamak istemiş gibi görünüyor. Ama bunu CHP için söylemek çok erken. Zira CHP’nin solun değerleriyle buluşması için çok yol kat etmesi gerekiyor.
CHP’nin alkışlanmayacak “dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet” kararına karşı, şimdi alkışlanacak bir iradeyi ortaya koyarak, “Adalet” yürüyüşü başlatması önemlidir. Herkesin amasız ve fakatsız bu hareketi desteklemesi gerekir.
Memlekette adalet yok. Kılıçdaroğlu’nun “AKP Sarayı ile Adalet Sarayı’nın Adaletsizliklerine” karşı yürüyüş toplumsallaşıyor.
AKP, MHP ve Vatan Partisi adalet talebine karşı aynı cephede ortaklaşsa da, adalet yürüyüşü HAYIR blokunu harekete geçirmiş ve desteğini almış görünüyor.

Çünkü toplumsal barışın, laikliğin ve demokrasinin inşası için, ilk adım, adaletin ve yargının bağımsızlığını sağlamaktır. Bu herkes için ortak payda diyebileceğimiz, demokratik bir önermedir.
Kimlikleri, meslekleri, inançları, dilleri ve siyasal tercihleri ne olursa olsun, demokratikleşmenin önünde engel olan adaletsizliğin ve yargının iktidara bağımlılığına karşı, tüm toplumsal kesimler adalet ve yargının bağımsızlığı için hak meydanlarına sahip çıkmalıdır.

Adaletin öldürülmesine izin verilmemeli, çocuklarımıza bırakılacak en kıymetli miras olmalı

.Kaynak:http://www.birgun.net/haber-detay/adalet-oldu-165705.html

10 Haziran 2017 Cumartesi

FİTRE KİMLERE VERİLİR? 2017 FİTRE MİKTARI

FİTRE KİMLERE VERİLİR?
Fitre ne kadar verilecek?
Fitre kimlere verilir?
Fitre ne kadar verilecek sorusuna cevap arayan Müslümanlar, tutamadıkları oruçları nedeniyle fitre kimlere verilir sorusuna Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden yanıt bulmak istiyor. Her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı'nın belirlediği hesaba göre ödenen fitre, çeşitli sebepler dolayısıyla oruç ibadetini yerine getiremeyen vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Peki, fitre ne zaman ve kimlere verilecek? İşte, merakla araştırılan konu hakkında detaylı bilgiler Fitre ne kadar verilecek Fitre kimlere verilir   Fitre ne kadar sorusu, bu yılki oruç ibadetleri boyunca çeşitli sebepler dolayısıyla tutamadıkları günlerin karşılığını vermek isteyen vatandaşlar, fitre kimlere verilir sorusuna cevap aradı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın her yıl asgari geçim tutarını ele alarak gerçekleştirdiği fitre tutarı, bu yıl da başkanlık tarafından açıklandı. Peki, fitre kimlere verilir ? İşte, detaylı bilgiler

 FİTRE KİMLERE VERİLİR?

 “Fıtr” kelimesi sözlükte "orucu açmak", aynı kökten fıtrat kelimesi ise "yaratılış" anlamna gelir. “Fıtır sadakası”, Ramazan orucunu tutup bayrama kavuşmanın bir şükran ifadesi olarak fakirlere yaplan bir yardımdır. Fıtır sadakası halkımız arasnda “fitre” ve "fidye" kelimesi ile de ifade edilmektedir. Fidye, bazı ibadetlerin eda edilmemesi ya da edası sırasında birtakım kusurların işlenmesi hâlinde ödenen dînî-malî ükümlülüktür. İbadetlerle ilgili fidye, oruç ve hacda söz konusudur. İhtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan ve daha sonra da kaza etmesi mümkün olmayan kimse, oruç tutamadığı her güne karşılık bir fidye öder. Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder.” (Bakara, 2/184) buyurulmaktadır. Bir fidye miktarı, bir sadaka-i fıtır miktarıdır. Sadaka-i fıtır ise bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek veya bunun para olarak karşılığıdır. Fidye vermek durumunda olan fakat buna maddi imkânı el vermeyen kimse Allah’tan af diler. Günler uzun olduğu için oruç tutamayan hasta ya da yaşlılar, kısa günlerde oruç tutabilirlerse tutamadıkları orucu kısa günlerde kaza etmeleri gerekir. Bu durumda olan kimselerin vermiş oldukları fidyeler sadaka sayılır. Oruç fidyeleri, Ramazan ayının sonunda toptan verilebileceği gibi, Ramazan ayı içinde günlük olarak veya Ramazan ayı başında da verilebilir.

 FİTRE NE KADAR?
 2017 FİTRE TUTARI

 Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu, bu yılki Fitre'yi belirlerken bir kişinin asgari geçim tutarını hesapladı. Buna göre 2017 yılı Fitre tutarı 16 TL olarak belirlendi.

Bir An Önce Tanışmanız Gereken Şifası Kendinden Büyük Bir Besin: Arı Poleni

İsmini belki de ilk defa duydunuz ya da hali hazırda karşılaşıp güzelliklerinden ve şifasından pek de haberdar değilsiniz. Yazının geri...